Derin, Galata Kulesi’nin gölgesindeki dar ve arnavutkaldırımlı Yüksek Kaldırım Caddesi’nde adımlarını zorlukla atarken, sırtındaki ağır illüstrasyon çantasını göğsüne bastırmıştı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü’nden birincilikle mezun olduktan sonra, Galata ve Karaköy’ün tarihi sokaklarını anlatan geniş kapsamlı bir dijital çizim ve çocuk kitabı projesi üzerinde çalışmaya başlamıştı. Ancak telif sözleşmesi imzaladığı bağımsız yayın evi, projenin ilk cildinin tüm çizim paftalarını ve karakter tasarımlarını teslim aldıktan sonra şirket adresini kapatıp ortadan kayboldu. Derin, hem sekiz aydır gece gündüz demeden çizdiği yüzlerce özgün illüstrasyonun telifini alamadı hem de çizim tabletleri ile yüksek donanımlı bilgisayarının kiralama borçlarıyla haksız yere baş başa bırakıldı.
Ekim ayının keskin ve yağmurlu poyrazı Galata Kulesi’nin taş duvarlarını yalayarak geçerken, cebinde kalan son otobüs parasıyla ne yapacağını düşünüyordu. Cihangir’de arkadaşıyla kiraladığı odanın kirasını üç aydır ödeyemediği için eşyaları kapının önüne konmuş, elinde sadece su geçirmez sırt çantası ve çizim gereçleri kalmıştı. Kule meydanındaki kapalı bir sahafın ahşap kepenkleri dibine sığındı. Şehrin her yanından yükselen neon ışıklar ve turist kalabalığı arasında kendini tam anlamıyla görünmez hissediyordu.
Gözyaşlarını yağmur suyuna karıştırmadan çantasından suluboya defterini ve kaligrafi kalemini çıkardı. Sahafın fenerinden süzülen sarı ışık altında, Galata’nın tarihi çatılarından uçuşan martıları ve kulenin rüzgârda yankılanan siluetini mizanpaj defterine işlemeye başladı. Kalem kâğıda her dokunduğunda içindeki hayal kırıklığı yerini dirençli bir yaratıcılığa bırakıyordu. O sırada caddeden geçen ve Kültür Yolu Festivali kapsamında tarihi semtlerin görsel arşivini oluşturan kıdemli bir Sanat Yönetmeni, soğukta titreyerek müthiş bir kompozisyon çıkaran Derin’i fark etti. Çizimlerdeki detay zenginliğini ve perspektif ustalığını gören yönetmen, genç kadına İstanbul Kültür Mirası Görselleştirme Projesi’nde baş çizer ve tasarım direktörü olarak çalışma imkânı sundu. Derin, Galata’nın tarihi sokaklarında bu devasa şehrin ona pes etmeme gücünü bahşettiğini anladı.
Karaköy Rıhtımı’nda Kayıp Taş Baskılar ve Islak Gece
Elif için İstanbul, Karaköy Rıhtımı’na yanaşan şehir hatları vapurlarının halat seslerinden ve Haliç’in tuzlu iyot kokusundan ibaretti. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Matbaa ve Baskı Sanatları Bölümü mezunuydu; Haliç ve Boğaz çevresindeki tarihi endüstriyel mirası litografi (taş baskı) tekniğiyle resmeden limitli edisyon bir sergi hazırlıyordu. Ancak sergiyi organize eden galeri sahibi, koleksiyon için toplanan özel koleksiyoner fonlarını şahsi hesabına aktarıp sergi alanını boşalttı. Elif hem aylarca asit banyolarında ve ağır kireç taşlarında dökümünü yaptığı özel baskı kalıplarıyla ortada kaldı hem de kâğıt tedarikçilerine verilen yüksek meblağlı senetlerin tek yasal muhatabı haline getirildi.
Gece saat üçte, Karaköy İskelesi’nin hemen yanındaki tarihi beton dalgakıranda tek başına oturuyordu. Sonbahar yağmuru Haliç’in koyu sularına damlarken üzerindeki kaban sırılsıklam olmuştu. Kasımpaşa’da kaldığı küçük öğrenci pansiyonunun ücretini ödeyemediği için eşyalarını tek bir sırt çantasına sığdırıp çıkmak zorunda kalmıştı. Cebinde sadece ertesi günün vapur parası duruyordu. Karşı yakadaki Süleymaniye Camii’nin silueti sislerin arasından belirirken geleceğe dair tüm umutları kararmıştı.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.