Aylin, Haliç’in kıyısındaki Balat’ın dik ve dar Çorbalı Sokak’ın arnavutkaldırımlarında akşam karanlığı çökerken ıslanmış çizmeleriyle ilerliyordu. Haliç’ten yükselen rutubetli ve soğuk rüzgâr, kucağındaki teknik çizim çantasını zorlukla tutmasına neden oluyordu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden birincilikle mezun olduktan sonra, Balat ve Fener hattındaki 19. yüzyıl ahşap sivil mimarlık örneklerinin strüktürel durumunu inceleyen özel bir restorasyon projesinde çalışmaya başlamıştı. Ancak proje sahibi inşaat firması, bölgedeki imar izinlerinin durdurulmasını gerekçe göstererek şantiyeyi aniden kapattı ve çalışanların üç aylık birikmiş maaşlarını ödemeden kayıplara karıştıKaraköy’ün dar, Arnavut kaldırımlı sokaklarında rüzgâr Boğaz’dan yükselen iyot ve bayat mazot kokusunu taşırken, Elif eski bir kumaş atölyesinin bodrum katında makinelerin ritmik gürültüsü arasında kumaş kesiyordu. Memleketten kaçıp İstanbul’a sığındığı altı ay olmuştu ancak bu devasa şehir ona kucak açmak yerine her gün biraz daha üstüne geliyordu. Aldığı asgari ücretin yarısı, Tarlabaşı’nda iki kişiyle paylaştığı tavanı akan küflü bir odanın kirasına gidiyor; geri kalanı ise gün aşırı sadece simit ve çay almaya yetiyordu.
O akşam atölye sahibi, siparişlerin yetişmediğini bahane ederek Elif’in haftalardır biriken fazla mesai ücretini ödemeyeceğini söyledi. Cebinde yalnızca son otobüs biletinin geçtiği bir akbil ve birkaç bozuk parayla sokağa fırladı. Şiddetlenen yağmur, tarihi binaların cephelerinden süzülüp sokakları küçük nehirlerle doldururken Elif, Galata Köprüsü’ne doğru yürümeye başladı. Köprünün ortasında durup balık tutanların, etraftan geçen arabaların ve uzaklardaki binaların pencerelerinden yayılan sıcak ışıkların arasında kendini ilk defa bu kadar görünmez ve çaresiz hissetti.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.