Tarihî Pera’nın arnavut kaldırımlı sokaklarından ve Tepebaşı’nın eski apartman cephelerinden Haliç’e doğru süzülen sert sonbahar poyrazı, Şişhane’deki liselerin çıkış zil sesiyle birlikte sokaklarda yankılandı. On yedi yaşındaki Lara, okul ceketinin üzerine giydiği taba rengi kaşe kabanın düğmelerini sıkıca ilikleyip ağır sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Asmalımescit’teki kafeteryalara gülüşerek gitme tekliflerini nezaketle geri çevirerek, adımlarını Pera’da XIX. yüzyıldan kalma restore edilmiş tarihî bir taş binanın dördüncü katında yer alan uluslararası dijital sinema ve post-prodüksiyon arşiv acentesine doğru hızlandırdı.
Lara, sekiz ay önce babasını Beyoğlu’ndaki bir sinema salonu cephe restorasyon şantiyesinde iskelenin çökmesi sonucu meydana gelen kazada yitirdikten sonra astım hastası annesi ve ortaokula giden küçük kız kardeşinin tüm geçim yükünü omuzlamıştı. Kasımpaşa’daki dik bir yokuşun başındaki mütevazı kiralık dairenin masraflarını ödemek, annesinin her ay yenilenen düzenli nefes açıcı ilaçlarının masrafını karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve uluslararası film tescil kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, eski sinema makarası yağları, yüksek çözünürlüklü render bilgisayarlarının düşük frekanslı vızıltısıyla kaplı son derece vakur, kurumsal ama yüksek tempolu bir mekândı. Lara’nın görevi; Los Angeles ve Londra merkezli yapım şirketlerinden gelen dijital sinema telif sözleşmelerini sisteme işlemek, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tescil dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak şifreli veri disklerini teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında telif kodlarını, dijital imza mühürlerini ve bütçe tablolama katsayılarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev dijital arşiv klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Lara’nın en büyük arzusu ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-Televizyon Bölümü’nü kazanıp uluslararası festivallerde ödül alacak nitelikli filmler çeken vizyoner bir yönetmen ve senarist olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Sözel/Eşit Ağırlık özet kartlarını ve Edebiyat-Tarih ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki paragraf soruları, sanat tarihi akımları ve felsefe terimlerini zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve dev ekranlardaki prodüksiyon şemalarının ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, uluslararası bir dijital platformda yayınlanacak olan sekiz bölümlük belgesel projesinin yetmiş beş parçalık acil telif ve tescil dosyasının taranması, numaralandırılması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir imza teslimatı için Beşiktaş’a gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Lara’nın omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Binanın tarihî ferforje kapısını kilitleyip Şişhane Metro Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.