Üsküdar Meydanı’ndaki tarihi caminin kıyısına vuran dondurucu ekim poyrazı, Boğaz’ın akıntılı sularını ve sahil kordonundaki sararmış çınar yapraklarını savururken, Beşiktaş’taki bir Anadolu lisesinin son ders zili gürültüyle çaldı. On yedi yaşındaki Lara, okul ceketinin üzerine giydiği lacivert kaşe montunun düğmelerini sıkıca ilikleyip ağır sırt çantasının askılarını omuzlarında düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Üsküdar ’deki kafelere gidip sıcak patates veya çay içme tekliflerini nezaketle geri çevirerek, adımlarını Dereboyu Caddesi üzerinde yer alan, XIX. yüzyıldan kalma restore edilmiş iki katlı tarihi bir taş konaktaki uluslararası sualtı arkeolojisi ve deniz mirası konservasyon acentesine doğru hızlandırdı.
Lara, yedi ay önce babasını Boğaz’ın güneyinde yürütülen batık gemi ve amfora çıkarma operasyonunda yüksek basınçlı dalgıç vinç mekanizmasının kopması sonucu meydana gelen kazada yitirdikten sonra yatalak anneannesi ve ilkokula giden küçük erkek kardeşinin tüm geçim yükünü omuzlamıştı. Yıldız’ın dik ve karanlık yokuşlarından birindeki tek odalı kiralık dairenin masraflarını ödemek, anneannesinin her ay yenilenen özel medikal bakım ve oksijen cihazı masraflarını karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve sualtı arkeolojisi tescil kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Büro; taze filtre kahve, tuzdan arındırma solüsyonları, antik amfora çizimleri ve yüksek hızlı geniş format tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı son derece vakur, kurumsal ama yüksek tempolu bir mekândı. Lara’nın görevi; Londra ve Atina merkezli deniz arkeolojisi enstitülerinden gelen Bizans dönemi batık çapa ve seramik kalıntısı analiz raporlarını sisteme işlemek, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü onay dosyalarını kodlarına göre klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak karbon-14 yaş tayini ve tuz konsantrasyon belgelerini teslimat defterine kaydetmekti. Saatlerce ekran karşısında metal korozyon katsayılarını, osmoz oranlarını ve uluslararası tescil numaralarını doğrulamaktan göz pınarları kurur, topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev rulo pafta klasörlerini üst raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Lara’nın en büyük arzusu ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sualtı Arkeolojisi Anabilim Dalı’nı kazanıp İstanbul’un mavi sularındaki saklı tarihi gün ışığına çıkaran öncü bir sualtı arkeoloğu olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmeceye YKS Eşit Ağırlık özet kartlarını ve Tarih-Coğrafya ders föylerini gizlice yerleştirmişti. Bir yandan dahili telefon hatlarını yönlendirip kurye zimmetlerini yaparken, göz ucuyla çekmecedeki paragraf tahlilleri, tarih akımları ve analitik geometri sorularını zihninden çözüyordu. Arkadaşları evlerinde rahatça test çözerken, o, klavye tıkırtıları ve dev batık haritalarının ortasında geleceğini tırnaklarıyla kazıyordu.
O akşam, Yenikapı batıkları kazısından çıkarılan IX. yüzyıla ait iki adet ahşap ticari tekne kalıntısının koruma raporunun Paris’teki Uluslararası Deniz Mirası Konseyi’ne gönderilecek yetmiş beş parçalık Acil Konservasyon Dosyası’nın taranması, numaralandırılması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir dalgıç denetimi için Saraçhane sahasına gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Lara’nın omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Taş konağın ağır kapısını kilitleyip Üsküdar Otobüs Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un dondurucu gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.