Şehrin sabah sisi daha dağılmadan, Selen Kadıköy’deki küçük dairesinin ahşap masasında oturmuş, gözlerini ekranındaki mat sarı ışık saçan kod satırlarından ayırmıyordu. Akdeniz’in küçük bir kasabasından İstanbul’a İTÜ Yapay Zekâ ve Veri Mühendisliği bölümünü dereceyle kazanarak geldiğinde, tek amacı karmaşık veri modelleriyle insan hayatını kolaylaştıracak algoritmalar geliştirmekti.
Onun kaderini değiştiren kırılma noktası, staj yaptığı büyük bir teknoloji şirketinde geliştirdiği özgün veri analiz algoritmasının, departman müdürü tarafından çalınarak uluslararası bir yazılım yarışmasında kendi adına sunulması oldu. Hakkını aramak için yönetime başvurduğunda, şirketin kurumsal avukatları tarafından "sistem verilerini izinsiz kopyalamak" suçuyla tehdit edildi; stajı iptal edildi ve bursu kesildi. Ailesine mahcup olmak istemeyen, İstanbul’un ağır yaşam maliyetleri ve patent davasının yüksek masrafları karşısında sıkışıp kalan Selen, çaresizliğin soğuk mantığıyla lüks escortluk dünyasına adım attı.
Selen bu dünyada kendisine "Matris" adını verdi. Gündüzleri kendi geliştirdiği bağımsız yazılım projeleri üzerinde çalışan, kütüphanelerde akademik makaleler tarayan sessiz bir mühendis adayıyken; geceleri teknoloji yatırımcılarına, kripto borsası devlerine ve holding sahiplerine eşlik eden, keskin analitik zekası ve mesafeli duruşuyla büyüleyen bir kadına dönüştü. Kazandığı yüksek gelirle hem fikri mülkiyet avukatının ücretini ödedi hem de kendi sunucu altyapısını kurdu.
Hikayeye eklediğim en özgün detay ise Selen’in veri analizi yeteneğini bir siber gölgeye dönüştürmesiydi. Eşlik ettiği teknoloji devlerinin ve yatırımcıların sosyal çevrelerini, dijital ayak izlerini ve ağ bağlantılarını bir veri bilimci gözüyle inceleyerek; patentini çalan şirketin arkasındaki karanlık fon transferlerini ve veri sızıntılarını tespit etti. Geceleri "Matris" adıyla edindiği bilgileri, gündüzleri o şirketi çökertecek bir siber kanıt dosyasına dönüştürüyordu.
Yine de mükemmel çalışan algoritmalar yazarken, kendi duygu dünyasındaki sistem hatalarını düzeltemiyordu. İnsanların dijital maskelerinin arkasındaki sahteliği ve açgözlülüğü her gece birebir görmek, onun insan ilişkilerine olan güvenini tamamen çökertmişti. Selen, çalınan patentini mahkemede geri alıp kendi yazılım şirketinin sunucularını ateşleyeceği o final anına kadar, İstanbul’un dijital ve karanlık labirentlerinde kendi kodunu yazmaya devam ediyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.