İdil, antika ahşap müzik kutuları ve sedef kakmalı rahleler restorasyonu üzerine uzmanlaşmış, 19. yüzyıl Osmanlı saray ahşaplarının dökülmüş bağa (kaplumbağa kabuğu) ve deniz kabuğu kakmalarını mikroskobik bisturilerle tamamlayan yirmi üç yaşında bir zanaatkardı. Kadıköy’ün tarihi liman ve demiryolu dokusuna yakın durabilmek için Haydarpaşa Garı’nın arka sokaklarında, Duatepe Sokak’tan Rıhtım Caddesi’ne inen dökülen iki katlı kâgir bir binanın bodrum katını atölye-ev yaptı.
İdil’in zorluğu; hakiki Kızıldeniz sedeflerinin, ithal organik tutkalların fahiş fiyatları ve Marmara Denizi’nden Haydarpaşa çukuruna çöken dondurucu, rutubetli soğuk havanın ahşap liflerini kabartma riskiydi. Gündüzleri Kadıköy Çarşısı’ndaki Manav ve balıkçılarda parça başı kasa taşıyor ve ambalaj işçiliği yapıyor, akşamları ise bodrum katındaki sarı masa lambasının altında büyüteç ve neşterle 1880’lerden kalma bir rahlenin dökülmüş sedef yuvalarını temizliyordu. Odasına gün ışığı girmediği için kışın taş duvarlardan sızan soğuk nem ellerini uyuşturuyor, sedef yapraklarını sıcak tutkalla yerleştirirken parmaklarının titremesine neden oluyordu.
En büyük kriz, özel bir koleksiyoncu için restore ettiği 1890 tarihli, sedef ve fildişi kakmalı nadide bir ahşap yazı çekmecesinin teslim gecesinde yaşandı. Marmara kıyılarından gelen şiddetli bir karayel fırtınası sırasında sokaktaki tıkalı rölanti kanalı patladı. Çamurlu tazyikli su İdil’in bodrum katındaki havalandırma penceresinden içeri taşarak çalışma masasının üzerine aktı. Su, doğrudan henüz organik tutkalı sertleşmemiş sedef kakmalı çekmecenin üzerine döküldü.
İdil, dondurucu ve çamurlu suyun içinden çekmeceyi saniyeler içinde kurtardı. Islanan özel tutkal çözülüp sedefler yerinden kayabilirdi. Sırılsıklam halde evden çıkıp Haydarpaşa Garı’nın tarihi taş kemerlerinin altındaki korunaklı alana sığındı. Fırtına yüzünü keserken, yanında taşıdığı emici kurutma kâğıtları ve saf alkolle fener ışığı altında ahşabın üzerindeki çamuru teker teker temizledi. Sabaha kadar tutkalı elle yeniden ısıtıp dağılan sedefleri baştan sabitledi. Ertesi gün çekmeceyi pürüzsüz işçiliğiyle teslim ettiğinde, İstanbul’un soğuk suları onun sabrını ve zanaatını yenememişti.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.