İçeriğe geç
Şehir Rehberi

Kendini Pazarlayan Escort Nehir

Fırtınalı dalgaların arasında ustaca manevra yaparak kayalara birkaç metre kala motoryata ulaştı. Yedek halatı yatın pruvasına bağlamayı başardı ve kendi küçük teknesinin motorunu son gücüne kadar zorlayarak dev yatı güvenli sulara çekmeyi başardı.

Sarıyer’in Kireçburnu semtinde, Boğaz’ın karanlık ve hırçın sularına nazır balıkçı barınaklarının üzerinde sabahın ilk ışıkları süzülürken Nehir, ellerindeki tuzlu su ve mazot kokusunu silmeye çalışarak kayığın palamar ipini betona bağladı. Sonbahar fırtınasının kıyıya dövdüğü dev dalgalar yüzüne soğuk damlalar fırlatırken, erkeğin baskın olduğu bu sert sahil şeridinde tek başına durmaya çalışıyordu.

Nehir, Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisliği mezunuydu. Büyük konteyner gemilerinde dümene geçmek, açık denizlerde kaptan olmak en büyük hayaliydi. Ancak denizcilik sektörünün kalıplaşmış önyargıları ve "kadından gemici olmaz" zihniyeti nedeniyle büyük armatörlük şirketlerinin kapıları yüzüne birer birer kapanmıştı. Nehir pes etmeyip babasından kalan küçük ahşap balıkçı teknesiyle Kireçburnu’nda kalamar ve ağ avcılığı yapmaya başlamıştı. Amacı, okyanus kaptanlığı yeterlilik sınavlarının yüksek harçlarını biriktirmek ve kendi hayatının dümenine geçmekti.

Ancak Kireçburnu sahilindeki mücadele, fırtınalı denizden daha acımasızdı. Sahildeki eski balıkçı kooperatifi esnafı, Nehir’i aralarında istemiyor; barınaktaki yerini elinden almak için ağına zarar veriyor, tuttuğu balığı toptancılara sattırmamak için fiyat kırıyordu. O sabah, haftalardır biriktirdiği son mazot parasıyla çıktığı avdan dönerken, limandaki diğer teknelerin motor arızasını öne sürerek Nehir’in yanaştığı iskeleyi kapattığını gördü. Üstelik haftaya yapılacak kaptanlık sınavının son başvuru harcı için gereken para henüz tamamlanmamıştı ve günü bugün bitiyordu.

Cebinde kalan son birikim, sınav harcının yarısına bile yetmiyordu. Tekneyi bağlayacak bir metre yer bulamamak, emeğinin rüzgâra savrulması ve hayallerinin tam da Boğaz’ın girişinde karaya vurması genç kızın gözlerini doldurdu.

Ağlamak üzereyken, Boğaz’ın açıklarında sintine arızası nedeniyle sürüklenen ve karaya oturmak üzere olan lüks bir motoryatın imdat sirenini duydu. Sahildeki diğer büyük balıkçı tekneleri, fırtına nedeniyle sığ kayalıklara girmeye cesaret edemiyordu. Nehir, tereddüt etmeden küçük ahşap teknesinin motorunu tekrar çalıştırdı. Boğaz’ın ana akıntısını, kayalıkların yapısını ve deniz haritasını ezbere biliyordu.

Dış referanslar

Kaynaklar

Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

  1. atasehirrehberi.icuatasehirrehberi.icu