Marmara’dan yükselip Cihangir’in dik sokaklarına dağılan dondurucu kasım rüzgârı, Sıraselviler Caddesi’ndeki asırlık binaların cumbalarını gıcırdatırken, Taksim yakınlarındaki köklü bir lisenin son ders zili çaldı. On yedi yaşındaki Selin, okul ceketinin üzerine giydiği deve tüyü rengi kaşe montun önünü ilikleyip ağır ders kitaplarıyla dolu çantasının askılarını omzunda düzeltti. Sınıf arkadaşlarının Cihangir’deki sanat kafelerinde oturup sıcak çikolata içme davetlerini nazik bir tebessümle geri çeviren genç kız, adımlarını Sıraselviler Caddesi üzerinde yer alan, XX. yüzyıl başından kalma yüksek tavanlı sekiz katlı tarihi bir apartmanın dördüncü katındaki uluslararası sinema mirası ve nitrat film restorasyon arşiv acentesine doğru hızlandırdı.
Selin, altı ay önce babasını Beyoğlu’ndaki tarihi bir tiyatro ve sinema salonunun ahşap çatı restorasyonu esnasında meydana gelen kaset çökmesinde kaybettikten sonra ailesinin tüm geçim yükünü üstlenmişti. Tophane’nin nemli ve dik yokuşlarındaki bodrum kat kiralık dairenin masraflarını ödemek, kronik böbrek hastası annesinin diyaliz giderleri ile ilkokula giden küçük erkek kardeşinin okul masraflarını karşılayabilmek için hafta içi her gün ders bitiminde bu acentede akşam sekreteri ve antika film envanter kayıt personeli olarak çalışıyordu.
Acentenin içi; selüloz asetat kokuları, antika film temizleme solüsyonları, Erken Dönem Türk ve Fransız Sineması afiş paftaları ile yüksek hızlı geniş format tarayıcıların ritmik vızıltısıyla kaplı kurumsal, şık ve son derece yoğun bir mekândı. Selin’in görevi; Paris, Berlin ve Bologna merkezli sinema mirası enstitülerinden gelen 35 mm’lik nitrat makaralara ait bant emülsiyon ve bozulma raporlarını sisteme girmek, Kültür Varlıkları Koruma Kurulu kararlarını klasörlemek, gelen uluslararası kuryeleri karşılayarak film nem tayini belgelerini zimmet defterine kaydetmekti. Yüksek tempolu bu sekreterlik işinde saatlerce ekran karşısında katalog kodlarını doğrulamaktan gözleri kurur, şık görünmek zorunda olduğu topuklu ayakkabılar içinde ayak tabanları sızlar ve dev film kutularını raflara taşımaktan kolları ile sırtı ağrırdı.
Selin’in tek arzusu ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü’nü kazanıp İstanbul’un unutulmaya yüz tutmuş görsel mirasını koruyan uzman bir arşivci ve akademisyen olmaktı. Sekreterlik masasının altındaki çekmecede YKS Eşit Ağırlık özet kartları ile Sanat Tarihi ve Edebiyat föyleri hazır beklerdi. Bir yandan dahili telefon hatlarını bağlayıp kurye zimmetlerini onaylatırken, diğer yandan çekmecedeki paragraf, tarih ve matematik sorularını zihninden çözmeye çalışırdı.
O akşam, İstanbul Film Festivali özel restorasyon seçkisi için Paris’teki Uluslararası Sinema Mirası Konseyi’ne gönderilecek yetmiş beş parçalık Acil Film Akreditasyon Dosyası’nın taranması, kodlanması ve e-imza portalına yüklenmesi son ana kaldı. Şirketin kıdemli operasyon sekreteri acil bir makara tespiti için Çukurcuma sahasına gidince, tüm tarama, kontrol, kodlama ve arşiv yükleme işi Selin’in omuzlarına bindi. Gece saat onu geçtiğinde elleri kâğıt kesiklerinden sızlamaktan hissizleşmiş, bacakları yorgunluktan titriyordu. Taş binanın ağır kapısını kilitleyip Taksim Metro Durağı’na doğru yürürken cebindeki günlük yevmiyesi ve çantasındaki bitirilmiş test fasikülüyle İstanbul’un soğuk gecesinde kendi geleceğini inşa etmenin gururunu taşıyordu.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.