İçeriğe geç
Şehir Rehberi

Çekmeköy'ün Popüler Escortu Damla

Çantasından su geçirmez kılıftaki su altı rölöve defterini çıkardı. El fenerinin ışığında, ahşap kazıklardaki lif bozulma hatlarını ve dip akıntı yönlü erozyon sınırlarını kâğıda aktarmaya başladı. Çizimler kâğıda işledikçe mesleki birikimini kimsenin elinden alamayacağını biliordu. O esnada rıhtımdan geçen ve Boğaziçi Sualtı Tarihi Varlıkları Koruma Kurulu’nu yöneten kıdemli bir profesör, dondurucu soğukta.

Damla, Sarıyer’in en kuzey ucundaki Kısırkaya Sahili’nde, Karadeniz’den esen fırtınalı poyrazın getirdiği soğuk dalga serpintilerinin ortasında, kıyıdaki rüzgâr türbinlerinin devasa çelik kulelerinin dibinde duruyordu. İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Rüzgâr Enerjisi Mühendisliği Bölümü’nden dereceyle mezun olmuştu. Kıyı hattındaki rüzgâr santrali kanatlarında oluşan mikro-çatlakları, nem korozyonunu ve kompozit malzeme aşınma derinliklerini inceleyen bağımsız bir enerji araştırma projesinde saha mühendisi olarak görev yapıyordu. Ancak projeyi destekleyen uluslararası enerji konsorsiyumu, bölgedeki imar izinleri ve çevre etki değerlendirme (ÇED) süreçlerindeki hukuki uyuşmazlıklar nedeniyle saha bütçesini aniden dondurdu. Şirket yetkilileri mühendislerin iki aylık saha harcırahlarını ödemeden iletişimi kesti ve kiralık ölçüm ekipmanlarını şantiyede bıraktı. Damla, türbin kanatlarından topladığı lazer aero-akustik tarama verileri ve kanat aşınma paftalarıyla Kısırkaya’nın ıslak kumlarında yalnız kaldı; üstelik yüksek çözünürlüklü ultrasonik test cihazının zimmet senedi kişisel borcu olarak üzerine yıkıldı.

Kasım ayının fırtınalı bir gecesinde, Kısırkaya köy durağındaki ıslak beton bankta otururken cebinde sadece son otobüs basımına yetecek kadar akbil bakiyesi vardı. Zekeriyaköy’de kiraladığı küçük çatı odası, iki haftadır ödenmeyen kira yüzünden ev sahibi tarafından kilitlenmiş, Damla’nın teknik çantası ve dizüstü bilgisayarı dışındaki kişisel eşyaları bina deposuna kaldırılmıştı. Şiddetli yağmura aldırış etmeyen Damla, çantasından milimetrik kâğıtlarını ve teknik çizim kalemini çıkardı. Fenerinin sarı ışığı altında, türbin kanatlarındaki kompozit katman ayrışmalarını ve rüzgâr türbülansına bağlı aerodinamik sürtünma grafiklerini kâğıda aktarmaya başladı. Kurşun kalemin kâğıda dokunuşu, içindeki belirsizliği mesleki bir tutkuya ve sarsılmaz bir iradeye dönüştürüyordu. O sırada kıyı enerji tesislerinde denetim yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Saha Denetim Başkanı, dondurucu soğukta profesyonel kanat deformasyon atlası çizen Damla’yı gördü. Çizimlerin teknik mükemmelliğinden ve mühendislik disiplininden etkilenen yetkili, Damla’ya Kuzey Marmara Rüzgâr Santralleri Yapısal Güvenlik ve Koruma Projesi’nde baş saha koordinatörü kadrosu sundu.

Kuleli Askeri Lisesi Önü Boğaz Akıntı Yatağında Tarihi Rıhtım Kazıkları ve Ahşap Deteriorasyon Atlası

Elnaz için İstanbul, Üsküdar Çengelköy ile Kandilli arasındaki Kuleli sahili boyunca uzanan tarihi rıhtımlardan, Boğaz’ın sert ve çalkantılı dip akıntılarından ve erguvan ağaçlarının gölgesinden ibaretti. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Denizaltı Arkeolojisi ve Su Altı Koruma yüksek lisans mezunuydu; 19. yüzyıldan kalma ahşap rıhtım kazıklarında oluşan deniz taşı boyu (Teredo navalis) tahribatını ve dip akıntısının kazık tabanlarında yarattığı oymaları inceleyen özel bir su altı miras projesinde görev yapıyordu. Ancak projeyi yürüten vakıf, yönetim kurulunun bütçe kısıntısı kararı doğrultusunda su altı arama ve belgeleme faaliyetlerini aniden durdurdu. Elnaz’ın altı aydır Boğaz’ın dondurucu sularına dalarak topladığı ahşap yoğunluk analizleri ve akustik sonar haritaları şantiye konteynerinde kilitli kaldı; üstelik su altı ölçüm kameralarının kiralama faturası Elnaz’ın kişisel borç hanesine yazıldı.

Gece yarısı Çengelköy İskelesi’nin ahşap rıhtımında, dalgaların ahşap kazıklara çarptığı soğuk bir akşamüstü, teknik tüplerinin üzerine oturmuş kapkara Boğaz sularına bakıyordu. Çengelköy’de kaldığı pansiyonun günlük ücretini ödeyemediği için eşyalarını sırt çantasına doldurup rıhtıma sığınmaktan başka çaresi kalmamıştı. Cebinde sadece ertesi sabah Beşiktaş’a geçebileceği tek bir deniz dolmuşu parası duruyordu.

Dış referanslar

Kaynaklar

Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.

  1. atasehirrehberi.icuatasehirrehberi.icu